Beşkazalı.Com | Fethiyelilerin Buluşma Noktası

Tam Versiyon: Fethiye yerel konuşma sözlüğü
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Bakmadan geçmeyin.Anlayamayanlar için yardım


-- A --

Abuu : Çok, aşırılığı ifade etmek için ünlem sözü.
Aboo : Hayret etmek, şaşırmak.
Ababacık haa!: Büyüklüğüne hayret etme ünlemi.
Anız : Biçilen buğdayın tarlada kalan köklü sapı.
Alama : Avuç içini dolduracak kadar büyükçe taş.
Aaar : Hayvanların barındığı yer.
Alaf : Hayvanların saman yediği yer
An : Tarla sınırı.
Alata : Alışmış.
Amaşmak : Sarılmak, sarılarak yukarı çıkmak, tırmanmak.
Apışmak : Ayakları açmak.
Ağdırmak :Yukarı sürmek.
Abcallamak : Üstünden atlamak.

-- B --

Boba : Baba
Bozçalamak : Hafif karıştırılarak az pişirmek.
Böyün : Bugün.
Bılla : Kocanın kız kardeşi.
Barabar : Beraber.
Beri : Yakın.
Babıç : Ayakkabı.
Borda : Burada.
Börülce : Fasulye.
Baça : Bahçe.
Boduç : Topraktan yapılan küçüksu kabı.
Bissi : Kedi.
Böğelek : Hayvanları sokan sinekten büyük böcek.
Bülük : Küçük erkek çoçuğun erkeklik organı.
Bızalamak : Sığırın doğurması.
Bide : Bir defa daha anlamında.
Biyol : Bir defa.
Banmak : Tadına bakmak.
Bılamak : Karıştırmak.
Bıdırış : Sessiz olmak.
Bıdıramak : Konuşmak.
Beceviş : Değiştirmek, aynı değerde eşya değişimi.

-- C --

Cıngırak : Yere çakılan kazık üzerine yerleştirilen uzun ağaç. İki tarafına binilerek döndürülür.
Cibi : Tavuk ya da kuş yavrusu.
Cereme : Zarar etme, fazladan masraf etme, zarar ziyan
Cozutmak : Saçmalamak, bunamak, mantıksız işler yapmak.
Cıbıldak : Soyunuk şekilde.
Cuvap : Cevap.

-- Ç --

Çökelek: Peynir Çeşiti, "deri peyniri".
Çilte: Oturmak için yapılan küçük yer döşeği.
Çıkı: 1. Ağızı lastikli bez torba 2. Ekmek sarılan bez parçası.
Çarık: Hayvan derisi ve lastikten yapılan ayakkabı.
Çapıttan: Eski bez parçalarından dokunan yazgı.
Çulhalık: Çul dokunan taraklı tezgah.
Çul: Keçi kılından dokunan yazgı.
Çaal: Bahçe veya tarlaların sınırını taştan kuru yığıntı şeklinde örülen duvar.
Çınga: Çinko.
Çücük: Buğday tohumunun fisillemesi.
Çiltim: Üzüm salkımının parçası.
Çiğin: Omuz.
Çermenmek: Kadınların eteklerini beline dolaması.

-- D --

Daa: Uzaktaki yer tarifi.
Dünne: Dünya.
Dont: Esenkoy'ün eski adı
Dadanmak: Alışmak, tatmak.
Daramantoz: Dağınık parçalanmış,talaman yoz..
Degidi de: Şaşırmak anlamını ifade eden ünlem.
Dabıyat: Huy.
Dınnak: Çok çok az.
Dınnaçık: Olabildiğince az.
Dılcık: Aklı havada, haylaz kız.
Dimi: Lastikli pantolona benzeyen giysi.
Depmek: Bastırarak doldurmak .
Doru: Atın genç olanı.
Duroo: Dur bekle anlamında ünlem.
Demi: Sözü onaylatmak anlamında kullanılan soru edatı.
Deynek: Bir metreden biraz uzun, ince ağaç parçası.
Deyi: Söyleyerek anlamında ünlem.
Deyor: Söylüyor anlamında ünlem.
Döğen: Harman döverken hayvanların çektikleri üstü ağaç, altı çakmak taşı olan aygıt.
Dıgan: Yemek pişirmeye yarayan tek kollu tencere, "tava"
Dıka: Toprak kapların ağızlarını kapamaya yarayan ağaçtan yapılan veya ç***** kozağından kapak.
Deştimen: Muhtarın hizmetindeki köy bekçisi.
Döndüreç: 1. Saç ekmeğini pişirirken döndürmeye yarayan ağaçtan yapılan aygıt.
Dikelmek: Ayakta durmak.
Değmek: Dokunmak.
Dastar: Özel olarak dokunan yöresel baş örtüsü.
Dibek: İri tuz ve baharatları ezme işinde kullanılan kap.
Dıllanmak: Sallanmak
Dengilmek: Otururarak hafif yan yatmak
Duşaklamak: Hayvanların ön ayaklarının birbirine iple bağlanması.
Diremlemek: Kapıyı içeriden sağlamca kilitlemek.
Dangıramak: Yüksek sesle kalın ve zevksiz konuşmak.
Dürm: Su içmeye davet anlamında çağrı ünlemi
Dakmak: Bağlamak.
Dıkım: Bir parça ya da, bir lokma yiyecek.
Dımınmak: Çömelerek bekleme.
Dıkamak: Kapamak.
Da bısene: Geçen yıl

-- E --

Hellik: Ekin biçerken parmaklara takılan ağaçtan yapılmış aygıt.
Eğnel:Ekin biçerken iznenen yol.
Eyer:Atın sırtına konan oturmaya yarayan semer.
Emme: " Ama " anlamında kullanılır.
Eyi: İyi.
Eğirmek: Örmek, birleştirmek.
Enneme: Mantar türü.
Evmek: Acele etmek.
Eşme: Bir yeri eşmek.

-- F --

Fıçı: Bidon.
Fıydırmak: Elle uzağa atmak.

-- G --

Gatmar: Yufkadan yapılan saç böreği.
Garga: Karga.
Gırla: Hızlı, toplu hareket etmek.
Gidişmek: Kaşınmak.
Girişme: İşe başlama.
Gursak: Boğaz.
Gücüle: Şimdi.
Göynüm: Gönlüm.
Gümül: Buğday destelerinin üst üste konması, susam demeti.
Gene: Bir daha.
Geloru: Gelebilir.
Geliboturu: Geliyor.
Gatıyan: Asla
Gözel: Güzel.
Golan: Yünden örülerek yapılan ip.
Geyin: Onun için anlamında ünlem.
Güyüm: Topraktan yapılan büyükçe su kabı.
Güveç: Topraktan yapılan tabak şeklinde kab.
Görek: Anahtar.
Geven: Yaylalarda olan bitki türü
Gocunmak: Suçlu olduğunu hissetmek.
Gavaracı: Boş ve gürültülü konuşan.
Gıymana: Kadınların başlarına örtülen süslü yöresel dastarın örtünme çeşidi.
Gatmak: Doldurmak.
Göde: Kısa şişman.
Gunnamak: Eşeğin doğurması.
Gocili: Yakın arkadaş.
Ganırmak: Eğerek, Zorlayarak kırmak.
Gıran: Salgın hastalık,Kenar
Güverti: Yeşillik, havlu.
Garankı: Karanlık.

-- H --

Havıt: Devenin üzerine oturmak ya da eşya sarmak için yapılan semer.
Hı: Al buyur anlamında davet sözü.
Hadibakan: Hadi göreyim.
Hende: O, şu bu anlamında işaret zamiri.
Haa: Hayır anlamında ünlem.
Hiye: Öyle, evet anlamında onay sözü.
Holuz: Buğday elemeye yarayan büyük gözenekli elek.
Holluk: Tavukların yumurtlama yeri, "folluk".
Harım: Bahçenin etrafına çalıdan örülen çit
Hergeleci: Köyün hayvanlarını otlatan sıyırtmaçı (Öküzcü) nün yardımcısı olan yavru hayvanları otlatan.
Honu: Su kabı
Halva: Helva.
Hangı: Hangi.
Haranı: Büyük tencere.
Hele: Öylemi sorusu.
Hoppala: Olurmu şimdi?
Halal: Helal.
Hatır: İtibar.
Hırlama: Köpeğin saldırı öncesi sesi.
Hodul: Kalın, kaba.
Hoşbeş: Sohbet
Höşmerim: Süt kaymağından yapılan yiyecek.
Harar: Kıldan dokunan saman koymaya yarayan büyük çuval.
Höle: Şöyle.
Hora: Şurası.
Hötte: Orası.
Helberi: İdare eder anlamında söz.
Höteki: O anlamında.
Hiye: Evet.





-- I -- İ --

Innak: Biraz.
Innacık: Birazcık.
Iradıya: Radyo.
Ilıca: Kaplıca.
Iram: Yünden dokunan kumaş.
İhicik: işte anlamında.
İlik: Düğme.
Irbık: Topraktan yapılan ümzüklü su kabı.
Istar: Kilim dokunan tezgah.
Isıran: Ocaktan kül almak için demirden yapılan alet.
Ivır Zıvır : Küçük önemsiz eşya.
İspirte: Kiprit.
İdare: Gaz ile yanan altı honi,üstü camsız,fitilli lamba.

- K -

Kırkmak: Makasla kesmek.
Köcek: Oyuncu.
Kancık: Dişi.
Külür: Mısır (Darı)'nın çekirdeklerini sardığı kısım.
Külüstür: Çok eski.
Koruk: Üzümün olgunlaşmayanı.
Kupa: Su bardağı.
Keerli: Kazançlı.
Kurdeşen: Allerji.
Köşek: Deve yavrusu.
Kıpçık: Çokhareketli, Yerinde duramayan.
Kopil: 5 ile 10yaş arası küçük erkek çocuk.
Kızan: Aileden çocuklar.
Kecek: Elbise, Giyicek.
Kavul: Anlaşma, Sözleşme, Kavil.
Koşan: Koyun ve keçilerin sağıldığı yer.
Kese: Bezden yapılan torba.
Kuzluk: Koyun ve keçi yavrularının beklediği yer.
Kalbır: Çok büyük gözenekli buğday eleği.
Kımçı: Katır çiftinde katıra yürümesi için vurulan sopa.
Kıyna: İnatçı.

- L -

Laf Ebesi: Çok laf bilen.
Lüzger: Rüzgâr.

- M -

Murt: Mersin
Mana Bulmak: Ayıplamak.
Mıh: Çivi.
Mıy mıy etmek: Alınmak, hafif ağlamak.
Mızıramak: Gözyaşı dökerek mırıltılı nazlanmak.
Maar-Mıar: Çeşme.
Mutaf: Yan duran kilim tezgâhı.
Manaa: Kabahatli.

-N-

Nacap: Nasıl?
Netcez: Ne Yapacağız?
Nedecen?: Ne Yapacaksın?
Neddin: Ne Yaptın?
Ne Var-yok: Nasılsın gibi hal hatır sorma.
Narasın: Yok olduğunu üzülerek söylemek.
Nişleyon: Ne yapıyorsun?

-O-Ö-

Oban: Değirmenin su borusu.
Oluk: Ağaçtan yapılmış çeşme borusu.
Obaçanaa: Komşuya çok giden kişi
Oklaaç: Yufka açmaya yarayan silindirik ağaç parçası.
Oku: Düğün davetiyesi
Öteberi: Küçük eşyalar
Öte: Uzak.
Örk: Hayvanı sikkeye bağlayan zincir.
Ötebaşa kadar: Sonuna kadar.

-P-

Potur: Kıldan dokunan pantalon.
Potin: Bot.
Pine: Golan dokumak için kurulan tezgâh.

Peştemal: Kadınların önüne taktıkları yarım eteklik.
Pardı: Toprak evlerin tavanına dizilen ç***** yarmaları.
Payam: Badem.
Poçu: Atkı, dolak.
Paytar: Veteriner.

-S-

Seyil: Sahil.
Seyitmek: Koşmak.
Safa geldin: Hoş geldin.
Sintireli: Sinirli.
Silbiş: Bebeklerin beşikte çişini yaptıkları toprak kab.
Sibek: Bebeklerin beşikte çişini silbişe ulaşmasını sağlayan karğıdan yapılan boru.
Sayacak: Üzerine tencere konulan demirden yapılan alet, sacayak.
Sefertası: Ağzı kapalı tencere.
Söğen: Harım yapmada kullanılan bir ucu yere çakılan ağaç.
Saar: Tasdik etme anlamında ek.
Safa ırbık: Topraktan yapılan orta boy su kabı, genelde misafirlerin su içmesi için veya abdest alması için kullanılır.
Sağan bakırı: Süt sağılan kab.
Söbü: Enli, uzun, söbe.
Samıt: Konuşamayan kişi.
Sömürmek:Yiyeceği kaşıksız tabağından direk yemek.
Savalamak: Uzaklaştırmak, defetmek.
Sıybınmak: Sarılarak aşağıya inmek.
Savak: Büyük arıktan küçük arıklara suyun dağıtıldığı yer
Sırf: Devamlı.
Şıllık: Ahlaksız uçarı kız.
Şirlet: Şımarık.
Şindi: Şimdi.
Şööle: Şöyle.

-T-

Tacık: Yakın yer işareti.
Tüüsüz: Tüyü olmayan.
Toşur: Küçük iri anlamında.
Tosba: Kaplumbağa.
Tas: Naylon veya metal bardak.
Tuvalet: Apana, ayakyolu, hela, apteshane, kenef.
Tokuç: Çamaşır yıkarken kirin iyi çıkması için çamaşıra vurulan ağaçtan yapılan aygıt.
Tünek: Tavuk sığınağı.
Tengerek: Ağaçtan yapılan koyun yünü veya keçi kılından ip yapmaya yarayan aygıt.
Tırlak: Amel, ishal.
Tırışcı: Yalancı.
Toru: Genç ağaç fidanı (Ç*****, Ardıç).
Tene: Buğday tanesi.
Telbis: herkese karşı iyi görünmek isteyen yalancı.
Ted: Köpeğe uzak dur anlamında.
Taara: Tahra.
Tek: Uslu.

- U-Ü-
Uhraçana: Buğday ekmeği yaparken Yastacın üzerine konan unun kabı.
Ümzük: Kabların ağzından ayrı açılan delik.
Ünleme: Yüksek sesle seslenmek, bağırmak.

-V-

Voyn: Yakındaki kişiye seslenmek hitap etmek.
Vıyn: Uzaktaki kişiye seslenmek. (hey anlamında).

-Y-

Yaalık: Yağlık, mendil
Yapağı: Baharda kesilen koyun tüyü.
Yakım Yakmak: Başkası hakkında mani ve tekerleme söylemek.
Yaba: Harman döverken çeç savurmaya yarayan tahta aygıt.
Yalak: Köpeğin su içtiği yer.
Yığın: Buğday destelerinin çapraz olarak sıralanması.
Yular: Eşşeği çekmek için başına bağlanan ip.
Yuluk: Lastik sapana taşın konulduğu yer, anası ölmüş oğlak ve kuzuları beslemeye yarayan emzik.
Yavan: Tatsız.
Yalabık: Parlak, yalbırak.

-Z-

Zere: Buğday.
Zapıramak: Hızlı koşmak.
Zıbıdak: Çok ıslanmak.
Zaamat: Zahmet.


HAZIRLAYANLAR : RAMAZAN KIVRAK & MESUT KOÇ
paylaşım için sağol gerçekten güzel bir bilgilendirme olmuş Smile
çok güzel işe yarayacaktır eminim son kararım
kardeş paylaşım için teşekkürler...bu kelimeler az kullanılır oldu artık ama köylerde hala yoğun olarak kullanılmakta , inşallah hep kullanılır hep kullanırız yani ben çok seviyorum böyle konuşmayı...dilimle gurur duyuyorum eminim burda ki herkes de benim gibi düşünüyordur...tekrar teşekkürler.
yakup sağolsın
Sözlük ile ilgili:
http://www.yorukler.com sitemiz yaklaşık 9 yıldır yayınını sürdürmektedir. Bu 9 yıllık süre içinde sitemiz çeşitli sıkıntılar yaş*****ış ama birşekilde ayakta kalmayı başarmıştır. Sitemizin içerik sağlayıcısı ve sahibi Ramazan Kıvrak'ın bu dönemde kitabında da yer verdiği SÖZLÜK sitemizin en önemli bölümünü oluşturmuştu. Doğal olarak bu sözlük internette kısa süre içinde siteden siteye dolaştı. Elbette güzel!. Fakat gelin görün ki, kaynak yok. Bu kelimeler kendiliğinden anlamları ile birlikte bir araya gelmedi ki? Ramazan Kıvrak tarafından derlenen ve geliştirilmeye devam eden YÖRÜK SÖZLÜĞÜMÜZÜ alıntılarken lütfen sitemizi kaynak göstermenizi ve bu konuda dikkat etmeyen sitelerin uyarılmasını rica ediyoruz. Sitemizin gelişmesi için her türlü desteğinizi bekliyor, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Ramazan Kıvrak
saol yakup abi...............

babannemlerin yanına giderken cıkartcam bu konuyu lazım oluyo köyde yaaa......... Smile

mesutkoc Yazan:
Sözlük ile ilgili:
http://www.yorukler.com sitemiz yaklaşık 9 yıldır yayınını sürdürmektedir. Bu 9 yıllık süre içinde sitemiz çeşitli sıkıntılar yaş*****ış ama birşekilde ayakta kalmayı başarmıştır. Sitemizin içerik sağlayıcısı ve sahibi Ramazan Kıvrak'ın bu dönemde kitabında da yer verdiği SÖZLÜK sitemizin en önemli bölümünü oluşturmuştu. Doğal olarak bu sözlük internette kısa süre içinde siteden siteye dolaştı. Elbette güzel!. Fakat gelin görün ki, kaynak yok. Bu kelimeler kendiliğinden anlamları ile birlikte bir araya gelmedi ki? Ramazan Kıvrak tarafından derlenen ve geliştirilmeye devam eden YÖRÜK SÖZLÜĞÜMÜZÜ alıntılarken lütfen sitemizi kaynak göstermenizi ve bu konuda dikkat etmeyen sitelerin uyarılmasını rica ediyoruz. Sitemizin gelişmesi için her türlü desteğinizi bekliyor, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Ramazan Kıvrak


Hocam size saygımız var. Biliyorsunuz ki burası da Fethiye ye ait bir site.
Yapılmış sözlükte Fethiye ye özgü.
Kaynak olmasa da olabilir
AMA FETHİYE YE AİT OLMAYAN BİR SİTEDE OLSA KAYNAK GÖSTERMEK GEREKİR.
Zaten bunu biz de görsek bu uyarıyı yaparız.

Ama önemli olan Fethiye olunca durum değişir.

ŞUNU DA BELİRTEYİM:

SİZ BU FORUMDA BAŞKA SİTELERİN ADRESLERİNİ VERMİŞSİNİZ.

BU SİTELERE BAKTIK FETHİYE İLE İLGİLİ....

BUNUN DIŞINDA OLSAYDI BU ADRESLER SİLİNİRDİ.

BEŞKAZALI FORUM olarak önemli olan Fethiye dediğimiz için Fethiye ile ilgili her konuyu kabul ederiz.

Bundan dolayı kaynak vermeyi düşünmedik.
Eğer siz illa ki kaynak göstermelisiniz derseniz, onu da yaparız.

Yazınız için teşekkür.

Selamlar...
Böyle bir forumun olması bizi ziyadesiyle memnun etmektedir. Bize düşen (Ramazan Kıvrak & Mesut Koç) ne varsa elimizden geleni yaparız. Başka sitelerin adresi konusunda da kararlarınıza uymak tabiki bizim içinde geçerli. Fakat Fethiye derken beldeler ve köyler konusuna da açıklık getirelim. Örneğin Karaçulha. Bir dahaki sefere dikkat edelim.
Kaynak gösterilmesine gelince göstermekte fayda var çünkü sizden de birileri kopyalarsa o zaman kimin çalışması olduğu bilinmez.
reklam konusunda karşılıklı olabilir.
Başarılar, iyi çalışmalar...
İlginize teşekkürler.
Tabi ki ....
Sayfa: 1 2
Referans URL